KAIZEN

İkinci Dünya Savaşı’nı izleyen son kırk yıla baktığımızda, Japonya’nın, çeşitli üretim alanlarında korkulu bir rakip olmak üzere beş aşamalı bir adaptasyondan geçerek, dünya çapında ekonomik güç konumuna geldiğini görüyoruz. Sözünü ettiğimiz aşamalar:

ABD ve Avrupa’dan ithal edilen teknolojinin kapsamlı biçimde özümsenmesi,
Verimliliğin önceden görülmedik ölçüde yönlendirilmesi,
ABD’den Dr. Deming ve Dr. Juran’ın fikirlerinden esinlenilerek ülke çapında kalite iyileştirıne programlarının gerçekleştirilmesi,
Büyük ölçüde üretim esnekliği,
Çokulusluluk olarak sıralanabilir.

Yabancı teknolojinin başarıyla özümsenmesinden, yüksek verim ve kaliteye ulaşılmasından sonra, Japon endüstrisi çalışmalarını esnek üretim teknolojileri üzerinde yoğunlaştırmıştır. Bu, üretimi çok kısa sürede değişen müşteri ve pazar taleplerine uygun hale getirebilmek demektir. Burada kilit sözcükler mekanizasyon, otomasyon, robotlaşma ve bunlara bağlı sistemlerdir.

Batılı şirketlerin Japon endüstrisinden öğrenebileceği çok ilginç yanlar vardır. Bu kitapta okuyacağınız gibi, Philips şirket çapında kalite iyileştirme programını başlattı. Diğer pek çok Batılı şirket gibi, Philips de bazı dersler aldı. Kurumlaştırdığımız program “Toplam İyileştirme”ye yöneliktir ve ürün kalitesiyle sınırlı değildir. Amaç, Philips’in yaptığı herşeyi iyileştirmektir.

Philips ‘teki bu programın ilk aşamasına katılan Masaaki İmai, kitabına da ad olarak verdiği, KAİZEN sloganımızı paylaştı. İmai Japonya’da on yıllardır uygulanan üretim, kalite ve esneklikle ilgili iyileştirme stratejisini canlı örneklerle gözden geçirdi; kullanılan araç ve sistemleri de inceledi. Dolayısıyla bu kitap Japon olmayan yöneticiler için de çok aydınlatıcı olabilir.

Dünya bölünmüş pazarlardan giderek global pazara geçiş aşamasında bulunuyor. Böyle bir ortamda iş yapmanın çokulusluluğa özgü özellikleri vardır. Rekabetin böylesine yoğun olduğu bir dünyada çokuluslu şirketlerin iş ortamıyla ya da iş yapılan ülkeyle bütünleşebilecek incelikleri göstermesi gerekiyor.

Japon şirketleri bugüne kadar gösterdikleri başanya rağmen, henüz gerçek anlamda çokuluslu olamamışlardır. Meslek hayatımın Japonya’da geçirdiğirn altı yılında global ölçekte iş yapma, yani çokuluslu işletmecilik konusunda Japonya’nın katetmesi gereken hayli mesafe olduğu dikkatimi çekti.

Japonların çokuluslu iş yönetimiyle ilgili model arayışlannda Hollanda örneğini incelemeleri yararlı olabilir. Bu ülkelerin sınırlı da olsa paylaştığı gibi, diğer ülkelerin kültürlerine ve iş hayatındaki uygulamalanna uyum sağlama yeteneği bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çokulusluluk anlayışı Hollandalılar tarafından uzun süredir uygulanıyor; Philips ‘te yaklaşık yüz yıllık bir geçmişi var.

Kültürel farklılıklar cesaret kırmamalıdır. Üretim tam anlamıyla global bir faaliyettir ve iyi uygulamalara, kökeni ne olursa olsun, ilgi gösteririz. Japon üst düzey yöneticileri de, özellikle bizim endüstri dalımızda, yönetim kalitesini ölçmekte kullanılan kriterlerden birinin de “Japonya dahilolmak üzere tüm dünyayı uğraş alanı olarak görmek” olduğunu anlamalıdır. İlişkileri karşılıklı olarak geliştirmek var oluşumuzun ortak anahtarıdır.

KAYNAK . KALDER.ORG

Misyon

Vizyon

İletişim

Akdeniz Üniversitesi Enstitüler Binası A Blok Kat:4 KAMPÜS/ANTALYA
Dumlupınar Bulvarı Kampüs – ANTALYA
Tel: +90.242. 310 66 44
Tel: +90.242. 310 66 78